İçeriğe geç
26 Nisan 2010 / ilker BALYEMEZ

Trafik cezası öderken dikkat ! (Geçmiş cezalar için)


bcf32e085d700f5a984.jpgPlakaya kesilen ancak pul parası olmadığı için yıllardır sürücülere gönderilemeyen trafik cezaları, postalanmaya başlandı. Ancak yasal süre olan 7 gün aşıldığı için, itiraz halinde ceza iptal ediliyor.

Çeşitli illerde trafik polisleri ve fahri trafik müfettişleri tarafından plakaya kesilen ancak ödenek yokluğu dolayısıyla sürücülere gönderilemeyen trafik cezaları, postalanmaya başlandı. Aralarında yıllar öncesinde kalma cezaların da bulunduğu tutanaklar, yasal süre olan 7 gün içinde tebliği edilmediği için itiraz hakkı bulunuyor.

Ödeneğin bulunması sonrası Trafik Denetleme Şube Müdürlükleri cezaları araç sahiplerinin adreslerine göndermeye başladı. Ceza tutanaklarının büyük bölümü, kırmızı ışık ihlali, hatalı solama, emniyet şeridi ihlali ve hatalı park nedeniyle plakaya kesildi.

HEMEN ÖDEMEYİN: MAHKEME KARARI VAR

Ancak, Trafik Para Cezalarının tahsil ve takibi ile ilgili yönetmelik, tebligat işlerine 7 gün içinde başlanmasını öngörüyor. Bu süre geçtikten sonra adrese gelen ceza tutanakları için mahkemeye itiraz halinde iptal imkanı bulunuyor.

İstanbul Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesi, kendisine 7 günden sonra trafik ceza tebligatı yapılan bir sürücünün cezalarını itiraz üzerine kaldırmıştı. Hakim Rukiye Şahin’in verdiği kesinleşen kararda, aracının plakasına, yokluğunda 4 adet ceza kesilen sürücü Mustafa Yücel’in itirazı kabul edilerek şöyle denildi:
“Tanzim edilen trafik suç tutanağı ile ilgiliye tebliğ edildiği tarih arasında geçen süre nazara alınarak, Trafik Para Cezalarının tahsiline ve takibine uygulanacak Esas ve Usuller ile Kullanılacak Belgeler hakkındaki yönetmeliğin 10 A ve B maddeleri gereğince, 7 günlük süreye aykırı davranıldığı ve ilgilinin savunma hakkının kısıtlandığı, ayrıca trafik ceza tutanağının sürücünün yokluğunda tescil plakasına düzenlenmiş olduğu anlaşılmış ve trafik ceza tutanaklarının iptaline, evrak üzerinden yapılan incelemede kesin olarak karar verildi”

İŞTE O MADDE

Yedi günlük süre sınır getiren yönetmeliğin ilgili maddesi şöyle:

“Madde 10 - (Değişik madde: 22/04/2003 – 25087 s. R.G/Yön) Karayolları Trafik Kanununun 116. maddesi hükümleri gereğince, görevlilerce yetki sınırları içerisinde tescil plakasına göre düzenlenen tutanaklar;
a) Aracın kayıtlı olduğu kuruluştan arşiv kayıtlarına göre araç sahibi veya işleteni tespit edilerek (birden fazla ise ilk sıradaki) tutanağın boş kalan yerleri doldurularak ilgiliye 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca tebliğ edilir ve tutanağın bir nüshası takip ve tahsil için ilgili mal sandığına gönderilir. Tebligat işlemine yedi iş günü içinde başlanır. Yapılan tebligatta bu şekilde uygulanan cezalar için, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde yetkili mahkemeye itiraz edebilecekleri belirtilir. İtiraz, ödemeyi ve ödeme ile ilgili süreyi durdurur. Ancak itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
b) Tescil plakasına göre tutanak düzenlenen araçlar, tutanağın düzenlendiği yerin dışında başka bir tescil kuruluşuna kayıtlı olup bilgisayar sorgulamasında adresi tespit edilemiyorsa adres tespiti için tutanağın iki nüshası ilgili tescil kuruluşuna yedi iş günü içerisinde gönderilir. Tescil kaydına göre araç sahibi veya işleteninin adresleri arşiv kayıtlarından tespit edilir ve 7201 Sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca 7 iş günü içerisinde tebliğ işlemlerine başlanarak tebligat yapılır, tutanağın bir sureti de takip ve tahsili için ilgili mal sandığına gönderilir.”
Kaynak: gazeteport

Karayolları Trafik Kanunu’ nun 116. maddesine göre tescil plakasına göre düzenlenen suç ve ceza tutanakları hakkında, Trafik Para Cezalarının Tahsilinde ve Takibinde Uygulanacak Esas ve Usuller ile Kullanılacak Belgeler Hakkındaki Yönetmeliğin 10. maddesine göre; tutanağın düzenlenmesinden itibaren 7 gün içinde tebligat işlemlerine başlanır. Tebligat işlemlerine ne zaman başlanıldığı tutanağa üzerine şerh düşülür. Dolayısıyla tebligatın bir haftada yapılması değil, tebligat işlemine bir hafta içinde başlanılması gerekmektedir.

Bu konudaki sulh ceza mahkemesi kararları kesin olduğu için, dosya (yazılı emir dışında) Yargıtaya gidemez. Bu sebeple konu hakkında Yargıtay kararı yoktur. Yerel mahkeme kararlarının da emsal kabiliyeti olmaması nedeniyle dosyaya sunulmaması gerekir.

İTİRAZDA YETKİLİ MAHKEME NERESİDİR?

1)1.6.2005 tarihinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun yürürlüğe girmesi üzerine idari para cezaları ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin olan uyuşmazlıklara karşı 1.6.2005 tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genel görevli kılındığı ve adli yargı yerinin görevli bulunduğuna karar verilmiştir.Daha sonra, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Genel kanun niteliği” başlıklı 3. maddesi, Anayasa Mahkemesi’nin 1.3.2006 gün ve E:2005/108, K:2006/35 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

2)5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
O nedenle bu bilgiler ışığında 4925 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 30. maddesine baktığımızda görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğu anlaşılacaktır.

ANCAAK;08.02.2008 tarihli ve 5728 sayılı kanun ile 4925 sayılı karayolları trafik kanununun 30. maddesi

..başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Tekrar
MADDE 30- Bu Kanunda belirtilen idarî para cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde aynı nitelikteki fiili üç defa işlediği tespit edilen gerçek ve tüzel kişilere, işlediği fiillerin cezalarının toplamının on katı idarî para cezası verilir ve taşıt şoförünün yurt içi ve yurt dışı taşımalarda sürücü mesleki yeterlilik belgesi ile varsa uluslararası sürücü sertifikası bir yıl süreyle askıya alınır.”

…demek suretiyle maddenin eski halini yani(30-Para cezalarına karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.) Hükmünü kaldırmış bulunmaktadır.
Yukardaki nedenler birlikte değerlendirildiğinde naciz kanım odur ki; Özel kanunlarca görevlendirilen mahkeme bulunmadığından (4925 te dahil)
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı kanun uygulama alanı bulacaktır. Dolayısıyla 4925 sayılı kanunun26/a bendi uyarınca kesilen idari para cezalarında görevli mahkeme SULH CEZA MAHKEMESİ olacaktır. Saygılarımla..

.
VAN
2. SULH CEZA MAHKEMESİ DEĞİŞİK İŞ KARARI
DEĞİŞİK İŞ NO : 2009/20

HAKİM : HATİCE ÖZTÜRK 42487
KATİP : Abdulvahap ERFİDAN 85069

İTİRAZ EDEN : Miroğıılları İnş, Pet. Ür. Paz. San ve Tie. Ltd. Şirketi Tems.Ramazan GUI. (
\EKILI : Av. Ramazan KORKMAZ -Irfim Baştuğ Caddesi Arma İş Mrk. K: 5/ 18 VAN
KARŞI TARAF :Van Trafik ve Tescil Denetleme Şube Müdürlüğüne VAN
BAŞVURU KONUSU : idari yaptırım kararının kaldırılması talebi
TUTANAK TARİHİ : 25.08.2006
TEBLİĞ TARİHİ : 29.12.2008
BAŞVURU TARİHİ : 05.01.2009
KARAR TARİHİ : 13.04.2009

KARAR ÖZETİ : BAŞVURUNUN ZAMANAŞIMİ NEDENİYLE; KABULÜNE

İtiraz talebinde bulunan Şirket Yetkilisi vekili Av. Ramazan KORKMAZ. 05.01.2009 havale tarihli dilekçesi ile Van Trafik ve Tescil Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından yetkilisi olduğu Miroğulları İnş. Pet. Ur. Paz. San e Tic. Ltd. Şirketi hakkında 25.08.2006 tarih ve Seri No : F.A , Sıra No : 599544 sayılı tutarıakla verilen tralik para cezasına ilişkin idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmekle evrak incelendi:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Mahkememizce 5326 sayılı Kahahatler Kanunu hükünıleri çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda başvurunun usulden kabulüne karar verilmiş ve haşvııru dilekçesinin bir örneği Van Trafik ve Tescil Denetleme Şube Müdürlüğüne tebliğ edilmiştir. Van l’rafik ve Tescil Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından başvuruya konu idari 5aptzrım kararına dair işlem dosyasının örneği Mahkememize gönderilmiş, ayrıca başvuru dilekçesine karşı yazılı cevapta bulunulmuş, başvurunun reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Dosyanın incelenmesi sonucunda, Trafik ve Tescil l)enetleme Şube Müdürlüğü ekibi tarafından tutanak tarihinde Miroğul ları İnş, Pet. Ür. Paz. San ve Tie. Ltd. Şirketine ait 65 AU 654 plakalı aracın 25.08.2006 günü saat 09:40 sıralarında ilimiz Ipek yolu Caddesi Kamyolları kavşağında kırmızı ışık ihlali yalığı tespit edilerek hakkında 2918 Sayılı K. T. K nun 47/1 h ( Işıklı Trafik işaretlerinden kırmızı renkli olanına ve sesli işaretlere uymamak ) maddesi uyarınca tralik para cezası uygulandığı, sürücünün aynı zamanda araç sahibi de olmadığı için Miroğulları lnş, Pet. ür. Paz. San ve i’ic. Ltd. Şirketine ait olduğundan şirket yetkilisine 29.12.2008 tarihinde tebliğ edildiği. kabahat tarihinde yürürlükte bulunan (5560 Sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi) 5326 Sayılı Kanunun 20/2-d maddesi uyarınca kabahatın 2 yıllık soruşturma zamanaşımı süresinc tabi bulunduğu, bu itibarla kabahat tarihi olan 25.08.2006 ile idari yaptırım kararının tebliğ edildiği 29.12.2008 tarihleri arasında 2 yıllık soruşturma zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu. başvurunun bu nedenle yerinde Olduğu anlaşılmakla başvurunun kabulü ile başvuru konusu idari yaptırım kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HUK U M : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-İtiraz eden Miroğulları lnş, Pet. Ur. Paz. San ve Tie. Ltd. Şirketi
Tems.Ramazan Gül.’ ün vekili Av. Ramazan KoRKMAZ’ ın başvurusunun KABULU ile bşvuru konusu idari yaptırım kararı önünden 5560 Sayılı Kanunla yapılan dğşjklik öncesi 526 Sayılı Kanunun 20/2-d maddesinde belirtilen 2 yıllık soruşturma mm
muş olması nedeniyle 5326 Sayılı Kanunun 28/8-h ‘‘ ve….

—————————————————————

Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığından:
ESAS NO : 2007/165
KARAR NO: 2008/181
KARAR TR : 7.7.2008
(Hukuk Bölümü)
Ö Z E T : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 54. maddesinin birinci fıkrasına aykırılık nedeniyle verilen para cezasına karşı yapılan itirazın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R

Davacı : R.Ö.
Vekili : Av. A.Ö.
Davalı : Gazipaşa Kaymakamlığı, İlçe Emniyet Müdürlüğü, Trafik Tescil Denetleme İstasyon Büro Amirliği
O L A Y : Davacı vekili, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 54. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine aykırılık(geçme kurallarına riayet etmemek) nedeniyle, trafik zabıtasınca düzenlenen ve para cezası içeren 20.1.2007 tarihli, EE seri- 550601 sayılı Trafik Ceza Tutanağının iptali istemiyle, sulh ceza mahkemesinde itirazda bulunmuştur.
GAZİPAŞA SULH CEZA MAHKEMESİ 14.2.2007 gün ve 2007/21 D.İş sayı ile, 5326 Sayılı Kabahatler Kanununun 3. maddesinin “Bu Kanunun genel hükümleri diğer kanunlardaki kabahatler hakkında da uygulanır.” hükmünün Anayasa Mahkemesinin 1.3.2006 Gün ve 2005/108-2006/35 sayılı kararı ile iptal edildiği ve bu bağlamda kanun koyucu tarafından anılan kanun hükmünün, ” Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, uygulanır” şeklinde değiştirildiği, dolayısıyla idari para cezalarına karşı yasa yolu denetiminde yetkili ve görevli merciin tayininde, mutlak surette Sulh Ceza Mahkemesinin görevli olduğundan bahsedilemeyeceği, bu açıdan itiraz konusu olay ele alındığında; 2918 sayılı kanunun 116. maddesi uyarınca, ancak tescil plakalarına göre araç sahibinin gıyabında düzenlenen ceza tutanaklarına karşı Sulh Ceza Mahkemesinde itirazın mümkün olduğu, bu kapsamda bulunmayan sürücünün yüzüne karşı tanzim olunduğu anlaşılan ancak muterizin imzadan imtina ettiği idari para cezası tutanağına dayanan itirazın, Uyuşmazlık Mahkemesinin 6.12.1999 gün ve 44/45 sayılı ilamı ile kabul edildiği üzere, göreve ilişkin genel kurala göre, idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği, bu hususun benzer olaylar nedeniyle Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 26.12.2001 gün ve 2001-18821-20184, 3.7.2002 gün ve 2002/13273-10592, 06.02.2003 gün ve 2003/10-83 sayılı ilamları ile de kabul edildiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili, aynı istekle idari yargı yerinde dava açmıştır.
ANTALYA 2. İDARE MAHKEMESİ; 29.3.2007 gün ve E:2007/520 sayı ile, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde, 5560 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile idari para cezalarına karşı açılacak davalarda görevli mahkemenin, kural olarak, idari para cezasının verilmesine dayanak alınan kanunda açıkça görevli mahkeme olarak idare mahkemesi gösterilmiş ise idare mahkemesi, kanunda bu konuda bir hüküm yoksa “genel kanun” olan Kabahatler Kanunu’nun 27′inci maddesi uyarınca sulh ceza mahkemesi olduğu; bakılan davada, davacıya dava konusu idari para cezasının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca verildiği, bu Kanunda da bu cezaya karşı açılacak davalarda görevli mahkemenin belirlenmediği ve yine 5326 sayılı Kanunun 27/8′inci maddesi dikkate alındığında idari para cezasının verildiği işlem kapsamında, idari yargının görev alanına giren bir kararın da verilmediği görülmekle, dava konusu idari para cezasının iptali istemiyle açılan bu davanın adli yargı yerince görüm ve çözümünün gerektiği; ancak, daha önce Gazipaşa Sulh Ceza Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunu’nun 19′uncu maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, bu konuda verilecek karara değin davanın incelenmesinin ertelenmesine, karar vermiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Ahmet AKYALÇIN’ın Başkanlığında, Üyeler: Mustafa KICALIOĞLU, Mahmut BİLGEN, Habibe ÜNAL, O.Cem ERBÜK, Serdar AKSOY ve Muhittin KARATOPRAK’ın katılımlarıyla yapılan 7.7.2008 günlü toplantısında;

I-İLK İNCELEME : Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında, “2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ile başlayan yargılaması sonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarının anlaşılması, bunun dışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının ‘hukuk uyuşmazlığı’ sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev ve hüküm uyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenip çözümlenmesi gerektiği….”açıkça belirtilmiştir. Bu durum göz önüne alındığında, olay bölümünde yazılı başvuru konusu görev uyuşmazlığının Hukuk Bölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen şekilde başvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleri arasında doğan görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.

II-ESASIN İNCELENMESİ : Raportör-Hakim Taşkın Çelik’in, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ayla SONGÖR ile Danıştay Savcısı Gülen AYDINOĞLU’nun, davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 2918 sayılı Yasa’nın 54. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine aykırılık nedeniyle trafik zabıtasınca düzenlenen para cezasına ilişkin ceza tutanağının iptali istemiyle açılmıştır.
13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde,”Bu kanunun amacı, karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir” denilmiş; 54. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sürücülerin geçme sırasında uymak zorunda oldukları kural ve yasakların neler olduğu belirtilmiş, aynı maddelerin son bendinde ise, bu madde hükümlerine uymayan sürücülerin para cezası ile cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılı Yasa’nın 116. maddesi kapsamında araç tescil plakasına göre düzenlenenler dışında trafik zabıtasınca uygulanan idari para cezalarına karşı açılan davaları; bu uygulamanın idari ceza kapsamında bulunması; Yasada idari cezalarla ilgili davalarda (116. maddedeki itiraz yolu hariç) görevli yargı yerini açıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; bu Yasada gösterilen adli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112. maddeye de herhangi bir atıfta bulunulmamış olması karşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göre idari yargının görev alanında görmüştür.
1.6.2005 tarihinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun yürürlüğe girmesi üzerine Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce, sözü edilen Kanun’un diğer kanunlarda düzenlenen idari yaptırımlar ile bunlara karşı yapılacak itirazlara ilişkin görev hükümleri üzerindeki etkisinin incelenmesi sonucunda: diğer kanunlarda düzenlenen idari yaptırımın, dayanağı olan yasanın amacı dikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun 1., 2., 16. ve 19. maddelerinde belirtilen koşulları taşıması, 27. maddenin (1) numaralı bendinde belirtilen idari yaptırımlardan olması halinde, idari para cezaları ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin olanlarına karşı 1.6.2005 tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genel görevli kılındığına ve bu nedenle doğan görev uyuşmazlıklarında adli yargı yerinin görevli bulunduğuna karar verilmiştir.
Son olarak, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde ” (1) Bu Kanunun;
a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır.” denilmiştir.
19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterildiği
durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanın açıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen trafik para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda da bu para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından, idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile Sulh Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Antalya 2. İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ İLE Gazipaşa Sulh Ceza Mahkemesi’nce verilen 14.02.2007 gün ve 2007/21 D.İş sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 07.07.2008 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
30 Ocak 2008 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 26772

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2003/105
Karar Sayısı : 2007/98
Karar Günü : 12.12.2007

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Konya 1. İdare Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU: 13.10.1983 günlü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3493 sayılı Yasa ile değiştirilen 115. maddesinin son fıkrasının, Anayasa’nın 36. ve 125. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I – OLAY
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 65. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca uygulanan idari para cezasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırılığı savını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

II – İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
“1- İlgili kanun maddesi öncelikli Anayasa’nın 36. maddesinde yer alan; “Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde iddia ve savunma hakkına sahiptirler.” hükmüne aykırılık teşkil etmektedir.
Şöyle ki;
Maddede yer alan “kesindir” ibaresi trafik para cezalarına karşı yargı yolunun kapalı olduğu anlamına gelmektedir. Para cezalarına karşı yargı yolunun kapalı olmasının ise, Anayasa’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesine aykırılık taşıdığı açıktır.
2- İlgili kanun maddesi Anayasa’nın 125. maddesinde yer alan; “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” hükmüne aykırılık taşımaktadır. Anayasa’nın bu hükmü ile; hukuk devletinin gereği olarak idarenin tesis etmiş olduğu her türlü işlem ve eyleme karşı yargı yolunun açık olduğu düzenlenmiş bulunmaktadır.
Muhatabın yüzüne karşı düzenlenen ve o sırada tebliğ edilen trafik para cezası tutanağının idari işlem olduğu kuşkusuzdur. Her türlü idari işlemde olduğu gibi para cezalarına karşı da yargı yolunun açık olması Anayasa’nın 125. maddesi gereğidir. Ancak, ilgili 115. maddenin son fıkrası ile, muhatabın yüzüne karşı kesilen para cezaları kesin kabul edilmek suretiyle bu cezalara karşı yargı yolunun kapatıldığı, bunun ise Anayasa’nın 125. maddesi hükmüne aykırılık taşıyacağı tartışmasızdır.
MADDENİN TEKNİK YORUMU
1- İlgili 115. maddenin son fıkrasında “116. maddede öngörülen itiraza ilişkin hükümlerin saklı olduğu” vurgulandıktan sonra para cezalarının kesin olduğunun belirtilmesi önemlidir. Zira, 116. maddede tescil plakasına kesilen para cezaları düzenlenmiş olup, bu tür cezalara karşı yargısal itiraz yolunun açık olduğu belirtilmiş bulunmaktadır. İşte 116. maddeye özgü bu yargısal itiraz yolunun saklı olduğunun aynı fıkrada vurgulanmış olması, muhatabın yüzüne karşı kesilen para cezalarındaki “kesindir” ibaresinin dava yolunun kapalı olduğu şeklinde anlaşılması gerektiğinin en güçlü göstergesidir.
2- 2918 sayılı Kanun incelendiğinde iki tür para cezasından söz edildiği görülmektedir. Bunlar:
1) Para cezaları; A- Muhatabın yüzüne kesilen para cezaları, B-Tescil plakasına kesilen para cezaları,
2) Hapis cezasıyla birlikte kesilen hafif para cezaları şeklindedir.
Bu bağlamda 115. maddedeki son fıkrası değerlendirildiğinde;
- 116. maddedeki cezalara karşı yargı yolunun açık olduğu,
- Mahkemelerince verilen ve sadece hafif para cezalarına ilişkin hükümlerin temyiz edilememesi yönünden kesin olduğu,
- Muhatabın huzurunda düzenlenen para cezalarının ise kesin olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim trafik para cezalarına dair uyuşmazlıkların görüm ve çözümünde görevli yargı yerini belirleyen Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 06.12.1999 gün ve E.1999/44, K.1999/45 sayılı kararında; “Bu hükümlerden 2918 sayılı Yasada öngörülen cezaların büyük ölçüde adli ceza kapsamında düşünülerek Hakim tarafından verilmesi esasının benimsendiği, para cezaları olarak bahsi geçen idari cezaların kesin olduğuna işaret edilmek suretiyle bu cezalara karşı itiraz yolunun kapalı tutulduğu; ancak sadece 116. madde kapsamında bulunan idari para cezası ile ilgili ve sınırlı olarak itirazı incelemekle adli yargının yetkili ve görevli kılındığı anlaşılmaktadır.” (09.03.2000 gün ve 23988 sayılı R.G) denilmektedir.
SONUÇ VE İSTEM: 2918 sayılı Kanun’un 115. maddesinin son fıkrası hükmünün, Anayasa’nın 36. ve 125. maddelerine aykırı olması sebebiyle iptali için Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesine 7.11.2003 tarihinde karar verildi.”

III – YASA METİNLERİ
A – İtiraz Konusu Yasa Kuralı
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun, itiraz konusu kuralı da içeren 115. maddesi şöyledir:
“(Değişik birinci fıkra: 16/7/2004- 5228/46 md.) Ödeme derhal yapılmadığı takdirde para cezalarının, tutanağın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekir. Bir ay içinde ödenmeyen cezalar için her ay % 5 faiz uygulanır. Aylık faizin hesaplanmasında ay kesirleri tam ay olarak dikkate alınır. Bu suretle bulunacak tutar cezanın iki katını geçemez.
Süresinde ödenmeyen para cezaları için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Hükümleri uygulanır.
Bu para cezaları, Maliye ve Gümrük Bakanlığının Sayman mutemetlerine, mal sandıklarına veya 114 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre yetkili kılınmış personele ödenebileceği gibi, banka veya PTT aracılığı ile de ödenebilir.
116 ncı maddede öngörülen itiraza ilişkin hüküm saklı kalmak üzere, para cezaları ile mahkemelerce verilen ve sadece hafif para cezalarına ait olan hükümler kesindir.”

B – İlgili Yasa Kuralları
2918 sayılı Kanun’un 65. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve üçüncü fıkrası ile aynı Yasa’nın 116. maddesi şöyledir:
“Araçların yüklenmesi:
Madde 65- (Değişik: 18/11/1986 – 3321/1 md.)
Araçların yüklenmesinde yönetmelikte belirtilen ölçü ve esaslara aykırı olarak:
a) Taşıma sınırı üstünde yolcu alınması,
( …)
Yasaktır.
(…)
(Değişik: 21/5/1997 – 4262/4 md.) Birinci fıkranın (a) bendi hükümlerine uymayanlar 1 800 000 lira, (c), (f), (g), (h), (i) ve (j) bentleri hükümlerine uymayanlar 3 600 000 lira (b), (d) ve (e) bentlerindeki hükümlere uymayanlar 7 200 000 lira para cezası ile cezalandırılırlar.”
“Tescil plakasına göre tutanak düzenlenmesi:
Madde 116- (Değişik birinci fıkra: 25/6/1988 – KHK – 330/8 md.; Aynen Kabul: 31/10/1990 – 3672/7 md.) Trafiği tehlikeye düşürecek, engel olacak şekilde veya yasaklanmış yerlerde park etmiş araçlara veya trafik kural ve yasaklarına aykırı davranışları belirlenmiş bulunan, karayolları ağırlık kontrol mahallerinde işaret, ışık, ses veya görevlilerin ikazına rağmen tartı sistemine girmeden seyrine devam eden ve sürücüsü tespit edilemeyen araçlara tescil plakalarına göre ceza veya suç tutanağı düzenlenir.
Para cezasının ödenmesi gerektiği hallerde trafik kaydında araç sahibi olarak görülen kişiye cezayı ödemesi için posta yoluyla tebligat yapılır, bu şekilde tebliğ edilemeyen tutanaklar ilgili tahsil dairesinin ilân asmaya mahsus yerinde liste halinde ilân edilir, ilân tarihini takip eden otuzuncu gün tebligat yapılmış sayılır ve bu cezalar 114 ve 115 inci maddelerde belirtilen şekilde takip ve tahsil olunur.
Bu şekilde uygulanan cezalar için araç sahipleri cezanın tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde yetkili mahkemeye itiraz edebilirler.
İtiraz ödemeyi ve ödeme ile ilgili süreyi durdurur.
İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.”

C – Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa’nın 36. ve 125. maddelerine dayanılmış, Mahkememizce 2. maddesi ilgili görülmüştür.

IV – İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN ve Fazıl SAĞLAM’ın katılımlarıyla 24.12.2003 günü yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

V – ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, ilgili Yasa kuralları, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A – Sınırlama Sorunu
Anayasa’nın 152. ve 2949 sayılı Yasa’nın 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi’ne yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran Mahkeme’nin bakmakta olduğu davada uygulayacağı Yasa kuralları ile sınırlıdır.
Başvuru kararında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3493 sayılı Yasa ile değiştirilen 115. maddesinin son fıkrasının tamamının iptali istenilmiş ise de, dava konusu işlemin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 65. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca uygulanan idari para cezası ile ilgili işlemin iptaline yönelik olması nedeniyle, itiraz konusu kurala ilişkin esas incelemenin “…para cezaları ile…” ibaresiyle sınırlı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.

B – Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, muhatabın yüzüne karşı düzenlenen ve o sırada tebliğ edilen trafik para cezası tutanağının idari işlem olduğu, ancak itiraz konusu kural ile yüze karşı kesilen bu para cezalarının kesin kabul edilmek suretiyle yargı yolunun kapatıldığı, bu durumun ise Anayasa’nın 36. ve 125. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 29. maddesine göre Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün Anayasa’ya aykırılığı hususunda ilgililer tarafından ileri sürülen gerekçelere dayanmaya mecbur değildir. Anayasa Mahkemesi taleple bağlı kalmak kaydıyla başka gerekçe ile de Anayasa’ya aykırılık kararı verebilir. Bu nedenle, itiraz konusu kural ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
İtiraz konusu kuralda, 116. madde gereğince tescil plakasına göre suç tutanağı düzenlenmesi halinde, buna itirazın mümkün olabileceği, bunun dışında trafik suçlarından dolayı ceza tutanakları ile belirlenen idari para cezalarının ise kesin olup, yargı yoluna başvurulamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Anayasa’nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu hükme bağlanmıştır.
Hukuk devleti, insan haklarına saygı gösteren, bu hakları koruyucu adaletli bir hukuk düzeni kurup sürdürmekle kendisini yükümlü sayan, bütün etkinliklerinde hukuka ve Anayasa’ya uyan, işlem ve eylemleri bağımsız yargı denetimine bağlı olan devlet demektir. Böyle bir düzenin kurulması, yasama, yürütme ve yargı alanına giren tüm işlem ve eylemlerin hukuk kuralları içinde kalması, temel hak ve özgürlüklerin anayasal güvenceye bağlanmasıyla olanaklıdır.
Başta hukuk devleti ilkesiyle hak arama özgürlüğü olmak üzere tüm anayasal gereklere uyarak idari para cezasını gerektirecek eylemleri, cezaları ve bunların koşullarını belirleme yetkisi yasa koyucunun takdirindedir.
Anayasa’da, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik hukuk devleti niteliği vurgulanırken, devletin tüm eylem ve işlemlerinin yargı denetimine bağlı olması amaçlanmıştır. Çünkü, yargı denetimi hukuk devletinin “olmazsa olmaz” koşuludur.
Anayasa’nın 36. maddesinde, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz” denilmektedir. Maddeyle güvence altına alınan dava yoluyla hak arama özgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının ötesinde, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden birisini oluşturmaktadır. Gerçekten, karşılaştığı bir suçlamaya karşı kişinin kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin en etkili ve güvenceli yolu yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir. Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınması adil bir yargılamanın ön koşulunu oluşturur.
İtiraz konusu kural, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü alanına yapılmış açık bir müdahale niteliğindedir.
Yargı denetimini sınırlayan itiraz konusu kuralın hukuk devleti ilkesi ve hak arama özgürlüğü ile bağdaştığı söylenemez.
Anayasa’da sayılan ayrık durumlar dışında idarenin eylem ve işlemlerinden kimilerinin yargı denetimine bağlı olmaması sonucunu doğuracak nitelikteki bir yasal düzenleme Anayasa’nın 125. maddesinin birinci fıkrasına aykırılık oluşturur.
İtiraz konusu kural ile 2918 sayılı Kanun uyarınca, kişilerin yüzlerine karşı trafik suçlarından dolayı ceza tutanakları ile belirlenen idari para cezalarının kesinliği ifade edilerek yargı yolu kapatılmakta, idarenin hukuka uygun olmayan ve kişilerin haklarını ihlal eden davranışlarının olması halinde, verilen idari yaptırıma karşı bir itiraz hakkı tanınmamaktadır. Bireylerin idarenin faaliyetlerine karşı korunması, adaletin sağlanması ve hukuk devleti ilkesinin geçerli olabilmesi için idarenin her türlü eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tâbi olması gerekirken, itiraz konusu kural ile idarenin yapmış olduğu işlemler yargı denetimi dışında bırakılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2., 36. ve 125. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

VI – İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 29. maddesinin ikinci fıkrasında, yasanın belirli kurallarının iptali, diğer kimi kurallarının veya tümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa, bunların da Anayasa Mahkemesi’nce iptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.
13.10.1983 günlü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3493 sayılı Yasa ile değiştirilen 115. maddesinin son fıkrasında bulunan “…para cezaları ile…” ibaresinin iptali nedeniyle, uygulama olanağı kalmayan “116 ncı maddede öngörülen itiraza ilişkin hüküm saklı kalmak üzere…” bölümünün de 2949 sayılı Yasa’nın 29. maddesinin ikinci fıkrası gereğince iptali gerekir.

VII – SONUÇ
13.10.1983 günlü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3493 sayılı Yasa ile değiştirilen 115. maddesinin son fıkrasının;
A- “…para cezaları ile…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
B- İptal edilen ibare nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan “116 ncı maddede öngörülen itiraza ilişkin hüküm saklı kalmak üzere…” bölümünün de 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 29. maddesinin ikinci fıkrası gereğince İPTALİNE,
12.12.2007 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan
Haşim KILIÇ Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT Üye
Sacit ADALI

Üye
Fulya KANTARCIOĞLU Üye
Ahmet AKYALÇIN Üye
Mehmet ERTEN

Üye
A. Necmi ÖZLER Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR Üye
Şevket APALAK

Üye
Serruh KALELİ Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ

About these ads

10 Yorum

Yorum Yapın
  1. mehmet ipek / Tem 31 2013 12:54

    Sevgili arkadaşlar bende 2012 nin 12. ayında trafik ışıklarındaki çizgiyi geçip durduğumdan birde 2013 ün 1 ayında kırmızı ve sarı birlikte yanarken geçtiğim için birisi 02.5.2013 te biriside 21,06,2013 te iki tane ceza geldi üstelikte 22.02.2013 te sattığım aracın cezaları. Bende burdaki paylaşımdan dolayı itiraz ettim çünkü baya bir zaman geçmişti ve aracı satarken her hangi bir borcu yoktu 1. sinin sonucu belli oldu ve kaybettim hakim diyorki bu cezanın senin eline geç gelmesi demek senin haklılığını kanıtlamaz senin o suçu işlemediğin anlamına gelmez dedi ve bende şimdi bu parayı ve sonuçlanmayan diğer cezayıda ödeyecem çünkü öbürünüde kaybedecem. İnsanları yanlış yönlendirmemek gerek.

  2. yalnız adam / May 14 2013 16:45

    ARKADAŞLAR BEN 2008 YILINDA ARABAMI SATTIM ARACIN DEVRİNİ BİR YIL SONRA VERDİM .. ARACIMI SATTIGIM İNSANLAR PLAKAYA CEZA YEMİŞ 4 TANE KIRMIZI IŞIK RADAR ÖDEMEMİŞLER DAHA SONRA SATIŞ İÇİN NOTERE GİTTİK BORCU YOK KAGIDINI VERGİ DAİRESİNDEN ALDIK HİÇ BORÇ ÇIKMADI SATIŞI YAPTIM ARADAN 4 SENEYE YAKLAŞAN ZAMAN OLMUŞ TESADÜFEN GÖRDÜM İNTERNETTE BORÇ SORGULARKEN ŞAŞIRDIM TAM 2,350 TL OLMUŞ FAİZLE İŞİN GARİP YANI ARAÇ 34 PLAKALI CEZA TUTANAKLARI İSTANBUL NAKİL VASITALAR VERGİ DAİRESİNE GİTMİŞ HİÇ BİR ŞEKİLDE HABERİM OLMADI ..VERGİ DAİRELERİ BİR ARACA BORCU YOKTUR DİYE YAZI VERDİKTEN SONRA TEKRARDAN GERİYE DÖNÜK BORÇ TALEBİNDE BULUNA BİLİRLERMİ O ZAMAN ARACIN BORCU GÖZÜKSEYDİ BEN SATIŞI YAPMAZDIM .. BEN VERGİ DAİRESİNE MURACAT ETTİM BANA DEDİKLERİ DOSYAYA GEÇ İŞLENMİŞ GÖRMEDİK BUKADAR SAÇMALIK OLURMU ? LÜTFEN BU KONUDA BİLGİ PAYLAŞIMINDA BULUNAN ARKADAŞLAR VARSA ÇOK SEVİNİRİM

  3. Ali MAHSUN / Tem 2 2012 19:31

    Bu geciken ve tebliğ edilmeyen trafik cezalırının zaman aşımı yani iptali yokmu.

  4. ersin / Oca 30 2012 15:17

    arkadaşlar herkese selam aynı olay benim başımada geldi 2 gün önce haber kağitı aldım ptt gittim ve trafik cezasısı oldugunun öğrendim 2006 yılında kırmızı ışık cezası plakaya yazılmış 189tl olan ceza bugun itibariyle 758tl olmuş itiraz ettim mahkeme itirazıma red etti ve kuzu kuzu yatırmak zorunda kaldım sizce bu adeletmi bu kadar faiz olurmu en buyuk tefeci devlet saygılar

  5. ersin / Oca 30 2012 15:14

    arkadaşlar aynı olay benimde başıma geldi ama itiraz etsemde mahkeme red cevabı aldım 3 gün önce haber kagıdı geldi ptt gittigimde trafik cezası oldugunu öğredin 2006 yılında sattıgım araçda kırmızı ışık cezası katlamış ve bugun itibariyle 758tl olmuş bu adeletmi olur itiraz etsemde mahkemeden red cevabı aldım kuzu kuz yatırdırm ön büyük tefeci devlet…..saygılar…

  6. ali / Ara 8 2011 16:20

    2005 ve 2006 yıllarında iki önceki aracıma ceza kesilmiş (2007′de sattım) konuda anlatılan nedenlerden dolayı ceza bana ulaşmamış ve aradan 5-6 yıl geçtikten sonra beni bulamayan vergi memuru ödeme emrini muhtara bırakmış ve 06.12.2011′de yasal tebliğ süresi başlamış bulunmaktadır. Elimde herhangi bir ceza makbuzu yok. cezalarını vergilerini düzenli ödeyen biriyimdir. mevzu bahis cezalar da zamanında tebliğ edilseydi paşa paşa 150TL+348TL=598TL öderdim ve biterdi ama şuan 2 gün öncesine kadar haberdar olmadığım ve aracımı satarken temiz kağıdı almama rağmen yasal faiziyle 1650TL gibi bir rakama ulaşmış ve ödemessem icra gelecekmiş. verdiğimiz vergiler az gelmiş olacak ki nereden yontarımın peşine düşmüş.yazıklar olsun.ortada bir trafik ihlali varsa durdur kes cezasını yıllarca bu şekilde ödedik zaten bu arkadan vurma niye? neyse avukat durumu inceliyor itiraz edeceğim bir kaç güne kadar saygılar..

  7. arda / Eki 20 2011 00:09

    işte size bir komik daha doğrusu trajikomik hikaye daha….2 gün önce aldığım bir tebligatla şok oldum.4 yıl önce aracım satmak için bıraktığım galerideyken,ehliyetsiz bir kişi aracımı kullanmış ve radara yakalanınca hem benim plakama hem de o şahısa ceza kesilmiş,tabi ben aracımı bu olaydan 25 gün sonra sattım.satarken de taşıtlar VD den herhangi bir trafik ceza borcu olmadığına dair yazı aldım.işte o günden sonra tam 3 yıl 9 ay geçti ve bana ehliyetsiz kişiye araç kullandırmaktan 300 tl(faizleriyle 900tl olmuş:)idari para cezası geldi…dilekçemi yazıp hemen itiraz edeceğim

  8. Bekir Arda / Oca 8 2011 12:41

    Karayolları Trafik Kanunu 116. madde uyarınca ceza yedim ve kendime göre haklı gerekçelerle itiraz ettim.Tebliğ tarihi bir hayli geçmiş ve tarafima tebliğ edilen tebliğatın ASLI yüce mahkemeye ibraz edilmiş ,üzerinde eksik ve boş birakılmış kısımların bulunmuş olması, anında usulsüzlük hükmü olmasına rağmen ilğili Hakim tarafından dava dilekçem Trafik müdürlüğüne gönderilerek itiraza konu evrak yeniden istenmiştir.Trafik Müdürlüğünün bu aşamada göndereceği evrak ,elbette ki usüllere uygun düzenlenerek gönderilecektir.Neticede başından belli olan karar elbette RED edilmek olmuştur.Sonrasında Traji komik olaylar da ceryan etmiştir.Bağlı bulunduğum Taşitlar verği dairesine ödeme yapmak üzere gittiğimde ceza tebliğatinin fotokopisi kabül edilmeyip benden aslını istemişlerdir.Mahkeme tutanaklarını göstermeme rağmen hala aslı olmadan işlem yapamayacakları beyan edilmiştir.Sonrasında anladım ki ; söz konusu suç cezası Trafik denetleme arşivlerinde kuzu gibi yatacak ,günün birinde aracınızı satarken ‘verği borcu yoktur’ yazısı alsanız bile ruhsat işlemleriniz esnasında başınız kesin kes ağrıyacaktır. Hepten dua edelim de Otomobil camina yapiştirilan ceza makbuzu kaybolmasın.Malüm Türkiyemizde bir sürü örnekleri var.Saygılarımla. Bekir ARDA

  9. iş güvenliği / May 19 2010 18:30

    Elinize Sağlık Güzel Paylaşım..

Geri İzlemeler

  1. 2010 yılı blog istatistiklerim | Balyemez Ailesi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: